Az önce çocukları uyutuyordum. Camımın altına bir grup çocuk oturmuş kendi aralarında konuşuyorlar. Aman ne küfürler, aman ne küfürler. Ne dediklerinin farkındalar mı çok merak ediyorum. Yoksa sadece ağız alışkanlığı mı acaba? Bir ara en yelloz halimle belime kadar camdan sarkıp “Çüüüşşş, o nasıl konuşma, küfür edip durmayın, ağzınızı kırarım, gebertirim lan sizi gebertirim!” diye bağırasım geldi. Hatta dedim hepsini tek tek tespit edeyim, soluğu analarının kapısında alayım, ne biçim çocuk yetiştiriyorsunuz, bu nasıl konuşma yuh artık diye çemkireyim. Ay ben sinir olurum öyle küfürlü konuşmalara yaa.

Kayseri’de TV izliyordum. Programda bir uzman var. Kadıncağızın biri aradı. “Hocam, iki yaşındaki oğlum “lan” diyor, ne yapsam engel olamıyorum. Ne yapabilirim?” dedi. Hoca, çocuğun ne dediğini anlamadı. “Ne diyor?” diye sordu sunucuya. Sunucu sessizce “lan” diyormuş hocam dedi. Hoca yine anlamadı. Zira kadın ayıp olur diye o kadar sessiz söylemiş ti ki. Adam da dudak okuyamıyor demek ki. Elini kulak kepçesine koyup, “Ne diyormuş, ne?” dedi. Kadın da “lan diyormuş hocam lan lan” dedi. Puhahaha güldüm ben de. “Ne var lan bunda?” dedim. O sırada arkamda kızım oğlumu yakalamaya çalışırken bağırıyordu: “Yakalarsam o güzel g.tünü yerim!” Bir an durdum, düşündüm ve yerin dibine girdim!

Aslında çok kibar çocuklarım var. Daha geçen gün Arkadaşım Eşek şarkısını söylemem üzerine oğlumdan uyarı aldım, “Anneaa, arkadaşa eşek denmez. Arkadaşlar çok iyi insanlardır,” diye. Ama tabi onların da arada argo kullandığı oluyor. Tamamen habersizce!

Ben küfür etmem.  Kocam da etmez. Hatta sokakta popo bile dedirtmez adam ayıp olur diye. Onda ne varsa? Ya tamam küfür etmiyorum ama kaba tabirler kullanıyorum, evet. Sınırlı sayıda. İşin pis yanı kızarken falan değil, severken kullanıyorum. “Küçük tatlı cadalozum, tüm manyaklığın yine üzerinde,” diyorum kıza.  “Danabaş oğlum benim, sen ne kadar tatlısın ulen, deli herif,” diyorum oğlana da. Yeğenimi de “Şişkooo dombilii bu ne tatlılık!” diye seviyorum. Çocuklar da bunları övgü sanıyor. Kızın markette gördüğü kilolu hanıma “Anne bak, ne kadar şişko, dombili dombili bi teyze” demesi tevekkeli değil hani. Ya da oğlanın beni severken “Danabaş annecim, çok tatlısın,” demesi.

Şimdiye kadar dedikleri pek anlaşılmıyordu. Ben de gülüp geçiyordum. Ama artık üç yaşına geldiler. Dilleri pabuç gibi. Car car herkese konuşuyorlar. Bu kelime dağarcığıyla sokakta rezil olmam yakındır yani. Kendime çeki düzen vermeye karar verdim. Yoksa yakında kapıma dayanmaya başlar kadınlar. Çok kırarlar ağzımı çooooook.

Paylaş: