(Yasal Uyarı: Bu yazı kızımın deyişiyle “iggggrenç” oğlumun deyişiyle “diksinç” olaylar içermektedir. Midesi hassas şahsiyetler okumasın. Sonra “Ay midem bulandı, ay kustum, ay kaka kokusu burnuma geldi, ay Allah belanı versin,” gibi yorumlar istemem ona göre!)

İki gün önce küçük bacım aklı sıra beni ezikliyor. Efendim ev arkadaşım Boğaziçi’nde ders veriyormuş. Eee? Yani ben böyle boş gezenin boş kalfasıykene o Boğaziçi’nde ders veriyormuş. Eee? E öyle işte. İyi de dedim, sen niye beni küçümsüyorsun? Ben de bugüne bugün bir Boğaziçi olmasa da Neşeli Popolarla Tuvalete Merhaba etkinliğine davetliyim. Şunun şurasında bu daveti alan kaç kişi var tüm Türkiye’de acaba? Derecedeyim kızım yine. 😉 Hayır, hayır, neşeli popo olarak davetli değilim tabi ki de. Bayan Uzman Helacıbaşı olarak davetliyim! Ne yapıyorsan iyi yapacaksın arkadaş. Yemişim Boğaziçi’ni de Odtü’sünü de. Ben de hela uzmanıyım, boru mu?

Ehehe şaka bir yana, nihayet güneş parladı, sezonluk tuvalet eğitimleri de bugün yarın başlar herhalde. Şimdi yine mesaj üzerine mesaj alacağım, “Yetiş Secce bacı, oğlan bir gün işedi, iki gün işemedi, üçüncü gün işedi, dördüncü gün işer gibi yaptı, sence tuvalet eğitimine devam edeyim mi?” ya da “Klozet mi lazımlık mı?” “Düz lazımlık mı, müzikli mi, mehteranlı mı?”… temalarında. Ne zamandır istiyordum, bir hela dosyası hazırlayayım da dedim, soran olursa direk göndereyim. Zira çok zor oluyor online tuvalet eğitimi vermek.

Şimdi, bu işe yeni başlayacak analar, öncelikle gazanız mübarek olsun. Tuvalet eğitimi çok önemliymiş. Bebeni ileriki gelişim aşamalarını, hatta evlilik hayatını bile etkiliyormuş. Sübhanallah! Ne alaka bilmiyorum, ben uzmanların yalancısıyım. O yüzden bu süreci bebenizi ne kadar sıkmadan, utandırmadan, usandırmadan, canını yakmadan atlatırsanız, yarın bir gün bebeniz bir psikologun kanepesine uzanıp çocukluğuna döndüğünde o kadar az küfür yersiniz. Ona göre!

Öncelikle iş başı yapmadan önce bizim hela serüvenimizi buyurun okuyun. Gördüğünüz gibi gayet eğlenceli bir konu. Hiç abartmaya gerek yok. Kıçı bezli evlenen var mı aramızda? E yok. Demek ki neymiş, eninde sonunda öğrenilirmiş, dert etmeyin anacım.

* Tuvalet eğitimiyle ilgili çok güzel kaynaklar var. Bakın anacım, bir tek benim yazdıklarıma bağlı kalmayın, zaten ben bebe yakalanır, donu indirilir, pipiş tuvalete tutulur diye adım adım anlatmak yerine benim için önemli olan noktaları vereceğim.

* Tuvalet eğitimine başlama yaşı hep sorulur. Bizim neslin hemen hemen tamamı herhalde 1,5 yaşında kesilmişizdir. Yoksa zaten 2’de popomuz tütsülenerek konu tamamen kapatılmıştır. E bez yıkamak zor iş tabi. Ne kadar erken, o kadar rahat. Tabi şimdi devir değişti. 1,5 yaşında hiç kimsede duymadım uğraşan. Ben bebelerime üç yaşında başladım. Annem kızıp duruyordu, bebeler hazır başla diye. E bebeler hazırdı da ben hazır değildim arkadaş. İki taraflı hazırlık önemli tabi.

* Aklıma gelmişken yazayım, bizim nesil nasıl 1,5 yaşında kesilmiş, biz üstün zekalı mıymışız? Efendim, bizim zamanımızda bebeler oturmaya başladığından itibaren altları açıldığında ya da banyo yaptırılmadan önce tuvalete tutulurmuşuz. O yüzden 1,5 yaşında gayet tecrübeli olurmuşuz yani. Ben üç yaşında bebeleri tuvalete oturttuğumda popoları boşlukta kaldığı için korkuyorlardı. Öncesinde biraz alıştırma yapmak iyi olabilir.

* En güzeli, bağda bahçede öğretmek aslında. İşese de doğal gübre. Oh mis. Varsa yazlık mazlık, köy möy, bir kaynana evi şansınız, orayı bekleyin bence. 😉

* Tuvalet eğitiminden önce halıları kaldırın. Havaların sıcak olması büyük avantaj. Hiç olmazsa ayağını üşütmez, üzerinde de tek donla rahatça gezebilir.

* Lazımlık mı klozet mi? Iyy lazımlığa elimi süremem ben. Temizlediğimi düşünemiyorum bile. Bir de bebe eline alır, taşır maşır, devirir döker… Hiç bulaşmayın derim. Alın bir tuvalet adaptörü. Takın klozete, ben mutlu, sen mutlu, popolar mutlu…

* İlk gün biraz gerginlik oluyor. Çatır çatır her lafa cevap yetiştiren bebenin “Çiş” diyememesi insanı çıldırtabiliyor. Hiç çıldırmayın anacım. Unutmayın ki bu dönemde bebelerin beyniyle sidik keseleri arasında bir koordinasyon yok. O yüzden bebenizin “Çişim gelirse ben söylerim, anneciğim, sen hiç dert etme” lafına asla inanmayın, sık sık tuvalete tutun.

* Tuvalete tutmaya yarım saatte hatta en iyisi yirmi dakikada bir ile başlayabilirsiniz. Sonra yavaş yavaş arayı açacağız. Tuvalete her isabet eden çiş için banyo duvarına hazırladığınız çizelgeye bir mutlu surat yapıştırabilirsiniz. Unutmayın ki marifet iltifata tabidir. O yüzden “Aman da aman ne güzel işermiş!” “Vay b.klu böcek, aferin sana” diye bol bol tezahürat yapmayı unutmayın.

* Birden fazla bebeniz varsa, bu şahane eğitimi tek tek de verebilirsiniz. Ama bence ikisine bir başlamak daha iyi. Birbirlerine bakarak da çok şey öğrenebiliyorlar. Şansınız varsa anneanne, babaanne, teyze, hala… bir hela operatörü bulun yanınıza. Biriniz bir bebeyle ilgilensin, öteki ötekiyle. Tek başına birden fazla çocuk çok zor.

* Alıştırma külotu ilk günler için büyük kurtarıcı. Ama bir süre sonra bez gibi kullanmaya çalışıyor onu bebe. O yüzden çok da bel bağlamayın. Yedekte bol donunuz olsun. Zira bazı durumlarda temizlemek yerine atmayı tercih edeceğinizden şüphem yok.

* Gündüz, gece ikisini aynı anda açmak bence çok zor. İnsan çok stres oluyor. Ben ilk hafta gece bağlamaya devam ettim. Bebe uyuduktan sonra çaktırmadan takmak en iyisi herhalde. Zaten bir iki günde kuru kalkmaya başladılar. Bir daha bağlamadım.

* Gece hiç çişe tutmadım. Uykusunda işemeye alışır, çişi gelince kendi kalksın dediler. Harbi bir iki işediler sonra öğrendiler kalktılar. Aman maşallah diyeyim de.

* Gece çişine çocukların tepkileri çok farklı olabiliyor. Aklınızda olsun. Uykusu açılmış, çok rahat bir şekilde, anne çişim var diyerek gelebildiği gibi gece uykusunda ağlama şeklinde çişini de belli edebiliyor. Hiç unutmam bir gece bizim kız bir zırlamaya başladı. Nasıl ağlıyor ama. Anlamadık neyi var. Babası ayağına aldı, sakinleşsin diye sallıyor. Ama salladıkça ağlıyor çocuk.  Rüyada korktu herhalde dedik, ayılıp bir şey de söyleyemiyor, bağıra bağıra ağlıyor. Babası da sallıyor, sallıyor… Bir an babası durdu, bana döndü ve dedi ki: IYYY İŞEDİ! AHAHHAHA. Meğer çocuğun çişi gelmiş, ağır uykusundan ayılıp söyleyemiyormuş. Sonra birkaç kez daha oldu, ağlayarak gece yarısı uyanma, şükür öğrendik de hemen tuvalete götürdük.

* Çocuğunuza zaman tanıyın. Analarının karnından profesyonel tuvalet işeyicisi olarak doğmadılar. Kazalar olur. Problem yok. Çişlerini haber vermeleri bir haftayı bulabilir. Erkekler kızlardan daha geç öğreniyor, orası da kesin. Yılmak yok, ya sabır çekip devam edilecek.

* Baktınız çocuk da siz de çok yıpranıyorsunuz, günler, haftalar geçiyor hiç bir ilerleme kaydedemiyorsunuz, çocuğu da kendinizi de psikolojik manyak yapmayın. Bırakın amaaan. Hiç kasmayın. Vakti gelmemiş demek ki. Bir altı ay sonra tekrar denersiniz. Ölüm yok ya ucunda.

Haydi bakalım, bütün tuvalet emekçilerine kolay gelsin. Hela başında, bol çişli, az kazalı, güneşli, mutlu bir sezon dilerim.

 

 

Paylaş: