Az önce eskilerden bir yazımı okudum. Çocukların ilk kez okula başlayacakları zamanın yazısı. Vay be ne bunalmışım. Sonra da okula başladıkları ilk günün yazısını okudum. Çok güldüm. Neler çekmişim yav. Yine okul için geri sayıma başladık. Kızım çoktan özledi, okulun açılacağı günü bekliyor; oğlansa “Vay 90 gün tatilin bu kadar kısa süreceğini bilsem tatil olduğunda o kadar sevinmezdim” diye hayıflanıyor. ?Duygularıyla oynadılar çocuğumun. ? Ben mi neler hissediyorum? Ben hmmm. Açıkçası karışık duygular içindeyim. ?

Çocukların evde olmasını seviyorum. Birlikte vakit geçirmeyi seviyorum. Hem artık büyüdüler çok şükür. Bana bir sıkıntıları yok. Zaten ya evde oynuyorlar ya da mesai yapar gibi sokaktalar bütün gün. Tek problem zırt pırt zili çalmaları ya da dışarıdan ANNEAAAAAĞĞĞ diye bağırmaları. Gerçi buna da bir çözüm buldular artık. Üç gün öncesi “YETEEEEER! ZİLE BASIP DURMAYIN!” çığrışımın ardından baktım sokağa okul çantalarıyla çıkıyorlar. Bu ne dedim. Meğer sürekli eve gelmemek için ihtiyaç duyabilecekleri şeyleri yanlarına alıyorlarmış. İyi akıl valla. Çantadan çıkanlar: Bir parça ekmek ve su. Garibanlar. 🙂 Yanlarında bir de lazımlık götürebilseler tüm gün rahat ederim aslında. ?

IMG_20170913_110140

Şimdi şunu yazarken “Yav çocukların harbiden hiç sıkıntısı kalmamış bana, daha niye okul açılsın istiyorum ki?” diye düşünüyordum, zil çaldı. 🙂 İki paragraf yazana kadar beş kez kapıya baktım. Birinde toka almaya gelmiş kız. Ötekinde oğlan bodruma inip bisiklet çıkarmak için izin istemeye. Sonra arkadaşlarının annesine telefon açmamı istediler, sokağa gelecek mi diye sormam için. Dördüncüde su tabancalarını bırakmaya. Bu sefer de piknik yapacaklarmış, yiyecek almaya gelmişler. Ekmekle su neyinize yetmiyor veletler. Eheheh. Bitmiyor anacım ziller, bitmiyor valla. 🙂

Okulun açılması benim için yeni yıl gibi bir şey oluyor. Okula çeyrek kala çocuklar yokken yapacaklarımı yazmaya başlıyorum hevesle. Yine doldurdum listeyi.

Yazın çocuklar evdeyken çok zor çalıştım. Yeni kitabımın son işleri yapılıyor artık. Çok yakında çıkacak inşallah. Bu arada editörüm olan sevgili bacım “Yeni kitaba başlaaaa” diye bastırmaya başladı bile. Ay daha yeni kitabım bile çıkmadı, yeninin yenisine başlamak şart mı hemen yaa. Hem çocuklarla çalışmak kolay mı kardeşim? Hele bir okul başlasın, ben de başlarım kitaba. Epey proje var düşündüğümüz. Okul ziliyle birlikte bir ucundan dalacağım inşallah.

Bu arada en yakın arkadaşım bu sene işi bıraktı. Evden yarı zamanlı çalışacak. Ay çok mutluyum. Sürekli birlikte plan yapıyoruz. Spora da başlarız, hamama da uğrarız, çarşamba pazarına da gideriz, gezme de gezeriz, yaprak sarıp mantı doldurup buzluğa atarız… diye. Ay çok büyük planlarımız var.?♥♥

En büyük hevesim ise sosyal hizmetlerde yeniden gönüllü anne olmak. Uzun zamandır istiyorum. Hatta bir ara takipçilerimden Selda Hanım dernekleri KOREV‘in 3-6 yaş çocuklarına evlat edinme, koruyucu aile olma kavramlarını açıklamak için Tübitak işbirliği ile çıkardıkları kitabı gönderdi bana.  Taa o zaman dedim ki “Ya ben gönüllü anneliğe başlayacağım yine, o zaman yer veririm kitaba blogda.” Deyiş o deyiş. Kaç sene oldu. İçime dert oldu. Kitabı buraya iliştireyim, sonra gönüllü anne olarak da yazarım inşallah.

select

Onun dışında yeni yıl planlarıma baktım. Epey yol almışım, ama yine de geride sayılırım. Nelere yoğunlaşmam gerektiğini belirledim. Kitapları dizdim okunacak. İnternetten takip etmek istediğim yeni siteler buldum. Bu arada yaz boyu bloga giremediğim yazıların notunu aldığım küçük bir defterim vardı. Onu kaybettim. Bulursam onları da yazacağım. Ve tabi yenileri de gelecek inşallah.:)

Diyeceğim o ki okulla ilgili ne hissedeceğimi tam olarak bilemiyorum. Hem hevesle okul zilini bekliyorum, hem de günde neredeyse koskoca altı saat çocuklarımdan ayrılacağıma üzülüyorum. Ama ona da çabuk alışırım herhalde. Alışırım, alışırım. ??

Paylaş: