Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 2. Baskı: İstanbul Akvaryum

Küçük bir çocukken Atatürk Orman Çiftliği’nin hayvanat bahçesine gitmiştim. Üzerinden yıllar geçti ama hâlâ o hayvanat bahçesinin pespaye halini unutamadım. Su aygırının suyu yoktu, arkadaş. Zavallı hayvan, suyun kaldırma kuvvetinden de yararlanamayınca malak gibi güneşin altında yatıyordu. Ara sıra hortumla su tutuyorlardı üzerine. Koca hayvanat bahçesi tezekhane gibi kokuyordu. Pislikten yürünmüyordu. Sinekler, sivri sinekler de cabası.… Okumaya devam et Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 2. Baskı: İstanbul Akvaryum

Derya kuzusu bunlar deryaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Bu hafta sonu gecikmeli bir doğum günü kutlaması yaptık. Çocukların doğum günlerinde patates piyazı, kek , börek menüsüyle büyüklerin bir araya gelip sadece kendilerini eğlendirmesine uyuz olduğumdan doğum günlerinde bebelerimiz için özel bir şey yapmak istemiştim. Nicedir İstanbul Akvaryum’un adını duyuyordum. Komşunun kavanozdaki iki balığının başında rahat 45 dakika harcadıkları için koskoca bir akvaryumun bebelerimin… Okumaya devam et Derya kuzusu bunlar deryaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Yayım tarihi
Özel günler olarak sınıflandırılmış

Hoşgeldin Bebek!

Demiştim ya benden 1,5 yaş büyük bir ağabeyim var. Üst üste olmuşuz biz. Annem çok sıkıntı çekmiş. Ağabeyimle küçükken birbirimizi yerdik. Acayip rakiptik evde. Büyüyünce değişir dediler, büyüyünce de pek değişmedi.

Yayım tarihi
Özel günler olarak sınıflandırılmış

Yaşasın, babalar günü geliyor!

Nicedir bebelerin yaz kreasyonundaki eksikleri tamamlamam gerekiyordu. Uzun süreden sonra ilk kez geçen hafta sonu alışverişe çıkma şansım oldu. Bebeleri anama atıp soluğu bir alışveriş merkezinde aldım. Bir de baktım dükkânlarda hararetli bir çalışma. Efendim, meğersem yurt genelinde coşkuyla babalar gününü kutlamaya hazırlanıyormuşuz. Mağazalar –sözde- baba indirimler yapmış. Her ne kadar sevgili kocam anneler gününde… Okumaya devam et Yaşasın, babalar günü geliyor!

İKİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ

İki yıl önce bugün bu saatlerde, hastane odasında aç susuz yatarken bebeklerimin karnımda biraz daha durması için ağlayarak Allah’a yalvarıyordum. Ama istediğim olmadı akşam 5.45’te oğlan, 5.46’da da kız aramıza katıldı. Doğduklarında tam 32 hafta + 2 günlüklerdi. Ben hâlâ olayın şokundan çıkamamış pıt pıt atan karnımı hissettikçe “Bebekler hâlâ karnımda tekme atıp duruyor, acaba… Okumaya devam et İKİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ

Doğum fotoğrafçısı isterdim… mi acaba?

Doğum fotoğrafçılığı diye bir şeyin olduğunu doğurmadan önce de biliyordum. Açıkçası çok heves ettim ama icraata hiç geçemedim. Biliyorum kalkışsam aile büyüklerim başlayacak “Her boyayı boyadın da fıstığı yeşil kaldı,” / “Şimdiki gençler bir acayip olmuş. Doğuma bile fotoğrafçıyla girer olmuş,” / “Bizim zamanımızda fotoğrafçı mı vardı? Bunlar hep Avrupa özentisi” / “Töbe töbe doğum… Okumaya devam et Doğum fotoğrafçısı isterdim… mi acaba?

Yine mi bayram!

Bayram temizliklerinden oldum olası haz etmem. Küçüklüğümün bayramlar temizlikleri deyince aklıma annemin gergin ev temizlikleri geliyor. Ellerinde kırmızı naylon eldivenler, saçları diken, bize bağırıyor. Şimdi ben büyüdüm, görevi devraldım. Ellerimde naylon eldivenler, saçlarım diken, bebelerime bağırıyorum. Zaten hiçbir zaman titiz bir insan olamadım. Bari bayramlarda evin şekli şemali değişsin istiyorum ama bir türlü nasip olmuyor.