İki yıl önce bugün bu saatlerde, hastane odasında aç susuz yatarken bebeklerimin karnımda biraz daha durması için ağlayarak Allah’a yalvarıyordum. Ama istediğim olmadı akşam 5.45’te oğlan, 5.46’da da kız aramıza katıldı. Doğduklarında tam 32 hafta + 2 günlüklerdi. Ben hâlâ olayın şokundan çıkamamış pıt pıt atan karnımı hissettikçe “Bebekler hâlâ karnımda tekme atıp duruyor, acaba kuvözdekiler kim?” diye saçma sapan düşüncelere dalmıştım. Sonra kuvözdekilerle tanıştım. Bebek demek ne mümkün, bebeğe benzeyen minnacık, garip şeylerdi.  “Bunları ben nasıl büyüteceğim, dokunamam bile,” diye ağladığım hâlâ kulaklarımda. Bugün aradan iki koca yıl geçti. Büyür mü büyümez mi dediğim bıdıklar, Allah’a şükür sağlıkla sıhhatle kocaman oldular, laf dalaşı yapmaya bile başladılar.

Ben bugün çok melankoliğim. Gelen her doğum günü tebriğine ağlıyorum. Büyüyor bıdıklarım, büyüyor… Bebeklikleri kayıp gidiyor elimden. Hem  bugünleri bir daha hiç göremeyeceğim için üzülüyorum hem de yeni günlerin daha ne mutluluklar, tatlar getireceğini düşündükçe de heyecanlanıyorum.

İyi ki doğdu bıdıklarım, iyi ki varlar, hep birlikte olmak dileğiyle…

Paylaş: