Tag Archives: ikiz annesi

Ne kadaaaar da güzelmiş!

Adettendir, “İkiz sahibi olmak nasıl bir şey?” diye  ikizi olan kime sorsanız cevabı aynı gelir: “Ayyy çok zoooor, ama çok da zevkli!” İkiz beklediğimi öğrendiğim gün hemen daha yeni ikiz sahibi olmuş bir arkadaşıma mail atmıştım. Kafamda bin beş yüz soru vardı. Elbette ilk sorum “İkiz sahibi olmak nasıl bir şey?” oldu. Cevap tabi ki aynı geldi: “Ayyy çok zoooor, ama çok zevkli!” Tabi o zamanlar bu cevapla ilk karşılaşmamdı, ne denmek istediğini tam olarak anlayamamıştım. Ta ki bebeler gelene kadar!

Pinterest

Allah’ım sen aklıma mukayyet ol!

Üç, altı, dokuz derken on dokuz da bitti. Dile kolay, on dokuz ay bitti! Şu ara düzelir, bu ara düzelir, aa daha düzelmedi mi, düzelir canım düzelir… denilen uykular daha bir türlü düzelmedi. Mevcut düzensizlik de daha beter bozuldu gitti. Şu aralar tek duam var: Allah’ım sen aklıma mukayyet ol!

Pinterest

Babalara rehber – 2. Bölüm: Gece rutiniyle ilgili bilinmesi gerekenler

Allah biliyor ya şuraya koyduğum yazılardan en çok reytingi Babalara Rehber’in 1. Bölümüyle aldım. (Blogda link verip maviye boyamanın, siz basınca da o yazının çıkmasının nasıl sağlandığını henüz bilmiyorum. Şu an öğrenme şansım da yok. Bebelerim kapıyı tırmalıyor. Bir an önce yazıyı bitirmem lazım. O yüzden okumayanlar varsa ya da bir kez daha okumak isteyen olursa ya da bakıp “Şu yazı mıymış hmm” diyecekler varsa bir zahmet eski püskü yazılarım arasından bulsunlar, anacım.) Parantezi kapatıp kaldığım yere dönecek olursam, efendim, babalara akşam rutiniyle ilgili yazdığım yazıya ilgi büyüktü. Demek ki ortada kanayan bir yara var. Ben de bugün lıkır lıkır kanamakta olan bu yaraya biraz daha parmak basıp babaları gece rutiniyle ilgili  aydınlatmak istedim. Artık çıktısını alır adamın gözüne mi sokarsınız, buzdolabına mı asarsınız, fwd mi yaparsınız, feysine mi koyarsınız, tivitırdan mı yuvarlarsınız, size kalmış hanımlar. Çemkirmesi benden, ulaştırması sizden.

Pinterest

Aylar sonra gelen mutluluk

Hahahaha bugün çok mutluyum. Güne inanılmaz bir başlangıç yaptım. Ağzım kulaklarımda. Gönlüm ferah. Yüzüm gülüyor. Keyfim yerinde. Neşem de yerinde. Çok şen şakrakım. Hatta neredeyse zil takıp oynayacağım. (Hmm durumla ilgili ilk aklıma gelen deyimler bunlar.) Peki niye mi bu kadar mutluyum? Çünkü uyudum. U-YU-DUM. Uyudum. Uyudum. Uyudum. Uyudum. Uyudum. Hem de yılın en uzun gecesinde. Allah’ım bundan güzel bir şey olabilir mi? Gerçi benim uyumam birçok şeyin ters gitmesine, planın bozulmasına sebep oldu. Niye mi? Durun en başından başlayayım.

Pinterest

Normale dönüş, anormalliği özleyiş. Ben normal miyim?

Geçen hafta evde kös kös otururken anamı aradım. “Hazırlık yapıyorum, anneannenlerle kaplıcaya gidiyoruz,” dedi. Amanın nasıl kıskandım, nasıl kıskandım anlatamam. Hayır, bozuk yumurta kokulu kaplıca sularından çok haz etmem ama en azından her anını ezbere sayabileceğim günlük rutinden dışarı çıkma fikri bile çok heyecan vericiydi. Annemden elbette bir davet almadım. Kadıncağız anası, babası ve bacısıyla dinlenmeye gidiyor, ben gelirsem başına neler gelebileceğini biliyor tabi. Telefonu kapatınca teyzemi aradım. Sırf laf olsun diye “Oleeeeyyy ben de geliyoruuuuum” diye bağırdım. Aman teyzem bir sevindi, bir sevindi, anlatamam. “Keşke başka bir şey dileseydim” dedi. Canım teyzem ne varsa onda var hehe. Tatillerine iki bebemle katılmama sevinebileceğine pek inanamadım. “Harbiden gelsem sevinir miydiniz” dedim. Meğersem hepsi de benim gelmemi istiyormuş, ama çocuklarla zor olur diye teklif edememişler! Aman bir heveslendim. Hemen anamı geri aradım, biz de gelelim mi diye. Hımm humm dedi, dur bir bakalım, yer var mı falan yaptı. Normal şartlarda gurur yapar, “Vay istenmediğim yerde işim ne!” diye kapris yaparak hayatta adımımı atmazdım ama iki bebeyle bende yüz müz kalmadı. Zorla kendimi davet ettirdiğim kaplıca tatiline inanılmaz bir dalış yaptım.

Pinterest