Bir ikiz ailesini ziyarete mi gideceksiniz? Nelere dikkat etmeniz gerektiğiniz biliyor musunuz? Okuyun bakın, bana dua edeceksiniz!

  • Bir ikiz ailesini ziyarete giderken asla ve asla aç gitmeyin. Yani bunu kendi iyiliğiniz için söylüyorum. Özellikle yanında bir yardımcısı yoksa, anne bırakın yemek hazırlamayı, hazır olan yemeği bile yiyemiyordur. Kaldı ki size yiyecek bir şeyler çıkarabilsin. Birkaç günlük makarnasının yanındaki küflü ekmeği de sizinle paylaşmak istemeyebilir. Halden anlamak lazım.
  • Giderken haberli gitmeyin. Siz her ne kadar “Ayy vallahi bir şey yapma. Evi toplamaya da kalkma, biz seni görmeye geliyoruz, evini değil,” deseniz de ev sahibini telaşa sokabilirsiniz. Habersiz de gitmeyin. En azından ev sahibinin kapının önündeki yığını kaldırıp, kapıdan girilebilir hale getirebilmesi için gitmenize çok az bir zaman kala haber verin.
  • Kapıyı açtığınızda ikiz annesini, eski dostunuz bile olsa tanımakta güçlük çekebilirsiniz. E malum siyah gözaltı halkaları, ucundan şıp şıp yağ damlayan tezek misali saç birikintisi, yorgunluktan aşağı sarkmış yanaklar, bağırmaktan kısılmış ses, günlerdir üstünden çıkarılmamış lekelerden rengi belli olmayan pijama… insana çok farklı bir hava katabilir. Kadıncağızı ilk anda tanımasanız da bozuntuya vermemeye çalışın.
  • Eve girdiğinizde kesif bir kokuyla karşılaşabilirsiniz. Hazırlıklı olun. Astımınız varsa spreyinizi mutlaka yanınıza alın. Kötü kokulara karşı alerjiniz varsa mutlaka yanınızda bir gaz maskesi bulundurun. İçeri girmeden derin bir nefes alın. Mümkünse cama yakın oturun.
  • Ziyarete gittiğiniz evde iş yapmaya hazırlıklı olun. Öyle ayak ayak üstüne atıp çene çalacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Her an bir bebenin altının değiştirilmesi / odaya koku yayan b.klu bezin bulunması / masadan atlayan bebenin havada yakalanması / yerdeki kusmuk kalıntısının kazınması gibi sıradan işler başınıza kalabilir.
  • Evin sağından solundan tuhaf şeyler çıkabilir. Hazırlıklı olun. Salonun ortasında bir baba donu / halının altından b.ku kurumuş bir bez / koltuğun kenarından içi küflenmiş bir biberon çıkabilir. Olabilir. Ne var bunda? İlk defa mı baba donu görüyorsunuz? Abartmayın canım!
  • Asla ve asla iki çift laf ederiz diye bir ikiz annesini ziyarete gitmeyin. Zira edemezsiniz. Konuşan taraf hep ikiz annesi olur. Hazır boyu bir metreden uzun bir insan yakalamışken bır bır bır bır saatlerce en ince ayrıntısına kadar bebeler doğduğundan beri neler çektiğini / gece bir türlü niye uyumadıklarını / kaynanasının görümcesinin, eltisinin ona neler ettiğini / kocasıyla nasıl kavga ettiklerini… anlatır durur. O yüzden uzun süreli yakınmalara hatta zırlamalara hazır değilseniz ziyaretinizi erteleyin.
  • Asla ve asla yapamayacağınız şeyler için söz vermeyin. Yerine getirmeyecekseniz “Ay bizde de yemek pişiyor nasıl olsa, her gün sana bir kap getiririm / Bir yere gideceksen çocukların birini bana bırakabilirsin / Haftada bir gelir evini toplarım, canım, onda ne var” gibi şeyler söylemeyin. Siz unutuyorsunuz ama biz unutmuyoruz ve bekliyoruz!
  • Felaket tellallığı yapmayın. Karşınızda insanlıktan çıkmak üzere olan, aklın öteki yakasına gidip gelen anneye asla “Daha bunlar senin iyi günlerin. Hele bir ayaklansınlar / dillensinler / okula başlasınlar… sen o zaman görürsün,” gibi şeyler söylemeyin.
  • En önemlisi o evde gördüklerinizi kendinize saklayın! “Amanın eve bir girdik, it bağlasan durmaz. O ne hal / Görsen bi b.ku bacadan çıkmış, bi de kadınım diyor / Bebeleri bir görsen vıkır vıkır vıklıyorlar. Başım tuttu, öf doğmam diyesiceler” türünden cümleler kurmayın. Vallahi kulağımıza kadar geliyor. Çok bozuluyoruz. İster istemez beter ol diye dua ediyoruz 🙂  Benden söylemesi.
Paylaş: