Aşağıdaki geri zekâlılık örneklerinin hepsi tek tek ve sırasıyla geçen Pazar günü tarafımdan denenmiş olup kesinlikle denenmesi tavsiye edilmez. Ama yok illâ ben de yapacağım diyorsanız da siz bilirsiniz. Benden günah gitti.

GERİ ZEKÂLILIK 1: Buzdan bile soğuk bir günde, mutlu mesut evde oynayan ikizlerinizi görüp “Ayy canları çok sıkıldı bunların hadi dolaşmaya bir yerlere gidelim,” diye kocayı ikna edip en yakın AVM’ye gitmek: Evdeki rahatı bozmaya ne gerek var kardeşim? Havasızlıktan öldü mü bebeler? Baktın havasızlıktan renkleri morarıyor, aç bir cam, oh buz gibi dumanla karışık hava işte. Hemen kendilerine gelirler. Hem zaten bebeleri giydirip sokağa çıkarmaya çalışana kadar tüm enerjin de gidecek. AVM’de dolaşacak enerji kalmayacak. Ne gerek var? Kırın kıçınızı oturun evde. Heee anladııııımm, senin derdin bebeleri havalandırmak değil, kendin sıkılmışsın, bebeleri bahane ediyorsun. Bre geri zekâlı on dokuz aydır iki bebeyle dışarı çıkmak konusunda hâlâ dersini almadıysan ben daha ne diyeyim sana, Allah kolaylık versin, eve dönebilmeyi nasip etsin inşallah.

GERİ ZEKÂLILIK 2: AVM’ye bebek arabasız gitmek: Hadi bir geri zekâlılık edip, buz gibi havada, bebelerin oyununu bozup, sırtından ter akarak, zor bela, kavga dövüş giydirip, kendin de hazırlanıp kapıdan dışarı çıkmayı becerdin. E bari bebek arabasını yanına al, geri zekâlı. Ne demek, ama o şırfıntı arabada önde kocamla gidiyor, ben arkada sıkış tepiş bebelerle oturuyorum diye kıskanıp yanına almamak? He ondan değil, çocuklar biraz koştursun, enerjisini atsın istiyorsun, öyle mi? İyi de onların enerjisi atmayla biter mi? Hem senin israf edilecek/ boşaltılacak/ atılacak enerjin kaldı mı? Onlar sağa sola koştururken sen ne edeceksin? Ah kafasız aaaahhhhh.

GERİ ZEKÂLILIK 3: AVM’de bebeleri ortaya bırakmak: E bebek arabasını yanına almazsan, sürekli bebelerini kucakta taşıyamayacağına göre, ortaya bırakacaksın. E bebe bu, kıpır kıpır bıraktığın yerde durur mu? Her dükkâna girip çıkman lazım şimdi. Haydi, kolay gelsin.

GERİ ZEKÂLILIK 4: Hareketli bebeyi almak, sakini babasına bırakmak: Haydi bir geri zekâlılık ettin, bebeleri AVM’de ortaya saldın. Bari sakin olanı sen al. Kucağına alır ya da elinden tutar sağa sola baka baka yürürsünüz. Ne diye hareketli olanı alıyorsun ki? He sen başkasına güvenemiyorsun, sahip olabilir mi diye? Oldu canım. Tek akıllı sensin bu dünyada. Gir bakalım sırasıyla her dükkâna ve tezgâhın altına / “buyurun ne aramıştınız” diyen satış elemanlarına “şey oğlan girdi, aslında bir şey bakmıyorum, şimdi ekrandaki çizgi filme daldı da o yüzden çıkartamıyorum” diye anlat / dolan bakalım yürüyen merdivenlerde bir aşağı bir yukarı / oyuncakçıda her kaptığı oyuncağı elinden geri alabilmek için savaş ver, çifteleri ye bakalım / he bir de kur bakalım bin kere “Aman yavrum dur, aman canım sakın elleme, dur lan kırıyım deme, eşşoğlu eşek param mı var onu ödeyecek? Şey affedersiniz cümlelerini…

GERİ ZEKÂLILIK 5: AVM’nin yemek katına bebeleri aç sokmak: Evden çıkarken ağızlarına bir şey atsaydın ya şunların. Hiç bebeler aç olarak yemek katına çıkarılır mı? E tabi saldırırlar milletin yemeğine mammmaaa diye ağlayarak. Masalarına ulaşmak için e tabi çıkmaya çalışırlar hiç tanımadıkları insanların dizlerine. Ellerindeki ekmek için başkalarının çocuklarını tabi ısırırlar. Bu deli danalar aç bırakmaya gelir mi? Madem yaptın bir hıyarlık, bebeleri aç getirdin, bari babaları yemek getirene kadar milletin acıyıp verdikleri yiyecekleri kabul et. Daha ne gururu yapıyorsun, “Babaları şimdi getirecek” ayaklarına yatıyorsun? Ver ekmeyi, sustur bebeyi. Oyyy oyy daha ben sana ne diyeyim.

GERİ ZEKÂLILIK 6: İki yetişkin, iki bebe için iki kişilik yemek almak: “Ay bunlar ne yiyecek ki” deme. Artık dört kişi olduğunuzu kabul et, ona göre yemek sipariş et. Hadi etmedin, bari çok yiyeni babasına ver. Sonra babası karşında, kucağında uslu duran bebeye iki lokma verip malı götürürken, sen kendi bebenin elinden yemek kapmaya çalışabilirsin. Sonra benim gibi koca bir dönerden sadece iki parça turşu yemiş olarak kalabilirsin.

GERİ ZEKÂLILIK 7: İçeceğini bebene tattırmak: Hadi yemeğini yemesine izin verdin, bari içeceğini verme. Tamam kola değil, evde sıcağını içiyor, buzlu çaydan ne olur deyip tadına baktırtma. Sonra benim gibi bir ona bir buna derken dibindeki iki damlayla idare etmek zorunda kalabilirsin.

GERİ ZEKÂLILIK 8: Bebeler ve babaları doymuşken “Ama ben bir şey yemediiiimm” diye zırlayıp yeni yemek sipariş etmek: Tamam, anladık, doymadın, yeni yemek istiyorsun. Bari paket yaptır, güvenceye al, evde ye. Yok olmadı, bari git yemeğini kendin al kızım yaaa. Kolay mı sanıyorsun yemekle birlikte enerjileri en üst düzeye çıkmış iki bebeyi zapt etmek. Babaları daha yemek kuyruğunda sıra bekleyecek, yemeği sipariş edecek, yemek gelecek, parasını ödeyecek, alacak da gelecek. Ohooo ölme eşeğim ölme. Sen de o gelene kadar artık, ikisi ayrı yöne kaçmasın diye birini zorla kucakladığın bebenle birlikte diğerinin peşinde masa altları mı dersin, tezgâh üstleri mi, sandalye tepeleri mi gezer durursun. Oyyy oy.

GERİ ZEKÂLILIK 9: Yemek yerken bebelerden birine bakmaya talip olmak: Hâlâ akıllanmamışsın anlaşılan. Baba yeni yemeği alıp geldiğinde iki bebeyi ona bırakmıyorsun. E biraz önce ikisine bir bakan sen değil miydin? Bırak şimdi de ikisine babası baksın. Yok illâ birini alıyorsan ya da zorla sana bırakıldıysa ve çocuğun peşinden koşman gerekiyorsa, yemeğini eline al öyle koş. Yoksa sen bebeyi yakalayıp geri gelmeye çalışana kadar temizlik görevlilerinden biri terk edilmiş sanıp sen “Apppaaa daha yimediiiiiimm” diye bağırana kadar yemeğini çöpe sıyırabilir. Elinde sadece zor bela kurtarabildiğin ekmeklerin kalabilir.

Bütün bu geri zekâlılıkları yapıp sonunda evine dönmeyi becerdiysen, zır zır zil çalan karnının sesini bastırmak için temizlikçi kadından son anda kurtarıp cebine attığın ekmeği ağzına götürmeye çalıştığın anda bebelerin ikisi birden “ekkaaa” diye bağırıp elinden ekmeğini alıp kaçıyorlarsa sakın üzülme. Sağ sağlim eve dönmüşsün ya daha ne istiyorsun?

Paylaş: