Ben çok korkak bir insanım. Hani anlatmıştım ya, kendi gölgemden bile korkarım. Niye bilmiyorum. Belki çocukken çok korkutmuşlardır. Bunun için bi çocukluğuma inip gelmem lazım. Ne olursa olsun çocuklarım benim gibi olsun istemiyorum. O yüzden hiçbir şeyle korkutmuyorum. Hani yemeğini yemeyen, yaramazlık yapan çocuğa saçma sapan şeyler söylenir ya: yok polis geliyor, yok bende iğne var, yok Allah taş eder, yok efendim kuçular seni ham eder, falan filan. Nefret ederim! Yani ederdim. Aramızda kalsın ama bebeleri korkutmak hiç de fena fikir değilmiş ha. Az önce denedim de pek bir işe yaradı.

Bizim evde bir çocuk kitabı var. Bir tavşanla kurt masalı. Bir sayfasında kurt karanlıkta tavşana bakıyor. Sadece parlak parlak gözleri gözüküyor. Bu sayfa bizim oğlanın çok ilgisini çekti. Durup durup “Kurt, kurt” diye bağırır oldu. Hep o kitabı okumamı istiyor. Daha ben kitabı elime alır almaz hemen o sayfayı açıp “Kurt, kurt” diye uluyor evde. Ben de sesime biraz karizma katarak anlatıyordum: “Kurt karanlıklardan tavşana bakıyor. Tavşan bağırıyor: “Kaçıııın, kurt geliyoooor.” Önceleri bu sahneyi pek severdi. Sonra abarttım mı ne, o sayfadan korkmaya başladı. Aslında korkunç bir hava hiç vermedim ama korktu bir kere. Bir kurt fobisi türedi evde. Ben de kitabı kaldırdım, korkmasın diye hiç konu etmiyorum. Sadece kız bazen hatırlayıp “Kaçıııın, kurt geliyoooor” diye bağırıyor.

Az önce ikisini uyutmaya çalışıyordum. Kız hemen sızdı. Ama oğlan zıp zıp zıplıyor. Önce ayakta sallanmak istedi. Sonra salıncakta sallanmak. En sonunda salıncaktan da zıpladı. Oyun oynuyor. Bir de Mekkiiii diye bağırıp çağırıyor, derdi kızı da kaldırmak. Bana da nasıl bir tatlı uyku bastırdı. Gözümü açamıyorum. Bir yatsa, hemen yanına sızacağım. Ama adamı yatırmak ne mümkün. Güreşiyor. Ben de sinirlendim. Yatardın, yatmazdın birbirimize girdik. Uykusuzluktan zaten psikopata bağlamış haldeyim. Beynimde bir şimşek çaktı. Bütün prensiplerimi alt üst ederek, “Kurt geliyor, hemen yat” dedim. Korktu. Sindi. “Gel annecim, annene koş” dedim. Koştu geldi. Hemen ayağıma yatırdım. Geri kalkmak istedi. Önce işi uzatmak istemedim, ama göz kapaklarımı zor açıyorum. “Anasını satayım Rambo mu yetiştiriyorum. Korkarsa korksun, korktuğu da kurt olsun. Nasıl olsa Kırmızı Başlıklı Kızın başına gelenleri yakında öğrenecek. Yalancı Çobanı da ben anlatmasam da mutlaka birinden duyacak. En iyisi mi benden duysun,” dedim. “Kaçıııınn, kurt geliyooor” diye bağırdım. Geri sindi. Ne zaman debelense kurdu hatırlattım. Allah’tan fazla mücadele etmedi, bayıldı gitti. Valla o kadar uykusuzum ki sırf on dakika uyku için bebemi psikolojik manyak etmeye hazırdım. Uzatsaydı, hiç çekinmez anlatırdım: “Kurt geliyor, olamaz! Kurdun kocaman kocaman dişleri var. Gelirse popponu haamm diye yutar. Üstüne de bastırsın diye acı kahveyi yuvarlar, nihahahahaha…”

Şahitsiniz dostlar, ben böyle bir insan değildim. Zorla beni psikopat ettiler. Ben ne edeyim?!

Paylaş: