Blogumla ilgili bana en çok gelen eleştiri “Puhuhahaha amma da abartıyorsun bea!” eleştirisi. Peki abartıyor muyum? ASLA! diyemem ama abartacak kadar da abartmıyorum hani. Zaten bu abartıyorsun eleştirisi ya bekârlardan geliyor ya da çocuksuzlardan. Ha hiç çocuklulardan gelmiyor mu? Geliyor tabi, ama sadece çocuklu erkeklerden!  Kadınlardan duymadım valla!

Geçenlerde bir yazı yazmıştım ya hani dinamik gece hayatımızı anlatan. Bir amca feysbukta yorum bırakmış linkin altına “Biz de üç tane büyüttük. Hiç de böyle bir şey olmadı. Abartıyorsunuz hanfendi,” mealinde. Şimdi şunu diyen bir kadın olsaydı durur düşünürdüm de, Allah biliyor ya erkek olunca güldüm geçtim. Niye mi? Şöyle izah edeyim:

Geçen gece iki üç suları herhalde. Ağzım açık baygın halde yatıyorum. Oflaya poflaya kızın geldiğini duydum. Çişe kalktı sandım. Değilmiş. Efendim, bir sinek varmış odasında da rahatsız ediyormuş. Ne sineği lan, aylardan Aralık. Sineklerin hepsi çoktan geberdi. Gebermeyenler de kış uykusunda. “Yoktur annecim, sinek falan, sana öyle gelmiştir,” dedim geri postaladım. Anında geri bayıldım. Daha kaç dakika geçti bilmiyorum bu yine söylene söylene geliyor. Sinek gelmiş de ayağına konmuş da. Bıdı bıdı bıdı bıdı… Ay uykudan gözümü açamıyorum yemin ederim. Mecburen sürüne sürüne aldım odasına götürdüm, kuş bakışı baktım, sinek yok. “Nerde sinek hani?” dedim. Bu yine vık vık vık. Yok işte sinek falan, zıbar!

Onu odada bıraktım yatağıma yattım. Daha dalmadan ben gene geliyor kâbusum. “Ne lan neaa!” “Sinek var!” Baktım böyle olmayacak, kalkıp sinek peşine düşecek halde değilim. Kadınlar avcı değil toplayıcıdır zaten, uzatmaya gerek yok. “Tamam,” dedim, “hadi ayakucuma yat.” Odasına geri gitti. Ay sevindim ben de, niye yatmadıysa bizim yatağa diye düşünüyorum, o da ne! Şangır şungur geliyor toplayıcı hanımefendi. Bütün yatak arkadaşlarını da peşine takmış: deve, tarak, askı, oyuncak telefon, yarış arabası… Hepsini güzelce ayakucuma yerleştirdi. Sonra da gitti yastığını aldı geldi. Yeniden düzenledi oraları ve yattı! Uykum kaçacak diye gözümü açamıyorum. Artık ayağımı da kıpırdatamıyorum. Uzatsam askı batıyor, geri çeksem deve peşinden geliyor, ileri itsem tarak parmak arama giriyor. Ay delirdim yemin ederim ya. Boynum da ağrıdığı için bebeyi alıp atamıyorum odasına, mecburen iki büklüm oldum uyumaya çalışıyorum.

Tam dalacağım o sırada bizim vık vık hanım uyumaz mı? Başladı mı yorganla güreş tutmaya? Bir o tarafa dönüyor, bir bu tarafa dönüyor, bir sağdan tekme sallıyor, bir soldan… Baktım olacağı yok, tası tarağı topladım kızın yatağına taşındım. Hiç toplayıp gelmeme gerek yokmuş zaten kızın yatağı diğer uyku malzemeleriyle işgal altında. Sinirle hepsini teptim attım, yattım.

Yatak minnacık. Ben desen boylu poslu kadınım, maşallah nereden baksan bir buçuk metre. Sığayım diye ayaklarımı büzdüm, bir türlü rahat edemiyorum. Uzatınca buz gibi yatağın tahtasına değiyor. Ay delirecektim. Zor bela bir şekil aldım, tam dalacağım ki oğlan uyandı. Çiş!

Kalktık çişe gittik birlikte. Geri yattı, vır vır çene, neden Melike gitmiş de niye ben gelmişim de… Sabah konuşuruz diyorum yok illaki soracak. Geçiştirdim, hatta kızdım. Zor bela uyudu o, ben de tam dalacağım, ay Allah’ım o da uyur uyumaz yatakta güreşe başlamaz mı? Derin dalana kadar dört dönüyor herif yatakta. Bir o tarafa, bir bu tarafa… Bir saate yakın döndü durdu. Sabah ezanını duydum. Bebeler doğalı şu nakarat hiç değişmedi. Yine ağladım ben uyumadan sabah oldu diye.

Biraz da ben yatakta döndüm durdum derken bana da uyku iyice bastırdı. Gözlerim kapandı, daldıı… Aaaaaaaaaaa o da ne! Sinek! Burnuma kondu şerefsiz. Bir sen eksiktin! Nasıl da pis, iğrenç bir şey. Kocaman, simsiyah, kıllı, ıyyyyyyyyyy. Belli direnci de çok yüksek. Var ya kesin karnı da kurt doludur, dökecek yer arıyor. Midem kalktı. Ama dövüşecek hiç halim yok. Savaşçı olan ben değilim! Sıkıysa gitsene kocamın yanına! Yorganın altına iyice girdim ilişmesin bana diye. Vızzz kafamda uçuyor. Duymamaya çalışıyorum sesini. Ama yorganın altında da nefes alamadım. Çok bunaldım. Burnumu uzatıyorum gelip konuyor. Artık mecburen kalktım. Banyodan detan aldım. Boca ettim şerefsizin üzerine. Aaa herif oralı bile değil valla. Hâlâ keyfince uçmaya devam ediyor. Düştüm peşine, fısssssssssssssss boşaltıyorum tenekeyi, la la la… geziyor hâlâ sayfiyeye çıktı sanki. Onu zehirleyene kadar benim oğlan zehirleniyordu. Detanı attım elimden. İyice gözüm döndü. Toplayıcı ruhumu bıraktım bir yana döndüm tam bir avcıya. Köşeye sıkıştırıp öldürmeye çalışıyorum. Hırstan titriyorum. Yastık, battaniye… ne bulursam fırlatıyorum. Ama lanet her seferinde kaçıyor. En son cama kondu. Gözümü karartım, küüütt elimi bir geçirdim leşini serdim şerefsizin! Aleme ibret olsun diye de kaldırmadım pisliğini camdan!

Uykuyla aramda artık hiçbir engel kalmadı. Atladım hemen yatağa. Güneş de doğuyor o sırada. Bir iki döndüm, tam daldım ki oğlan “Annecim, kalk, sabah oldu, kahvaltı edelim,” diye çöreklenmesin mi tepeme. Hırsımdan höykürerek ağladım yemin ederim.

He babaları mı? Haberi bile olmadı geceki aksiyondan. Şimdi iki gün sonra kalkıp “İkizleri büyüttük ama hiç de uykusuz kalmadık” derse şaşırır mıyım? Yok valla!

Bey amcaya hürmetlerimle…

Paylaş: