Yeryüzü Doktorları

Küçükken ne zaman ağzıma bir lokma alsam babam “Ohhhh sen yeyince benim karnım doyuyor,” derdi. Benim yediğim iki lokmayla o göbeği nasıl yaptı bilmiyorum ama doğru diyormuş vallahi. Evlat yeyince ana-baba doyuyor. Onsuz lokma insanın boğazından geçmiyor. Hayret! Zamanında herkesin tabağındaki ete sulanan biri olarak günün birinde kendi tabağındaki etleri seçip başkasına vereceksin deselerdi hayatta inanmazdım… Okumaya devam et Yeryüzü Doktorları

Yayım tarihi
duyurular olarak sınıflandırılmış

Hacı Secce – 4. Bölüm – Çok gizli mesajlaşma

Geçenlerde çocuklarla marketteydim. “Anne bize bir şey alır mısın?” dediler. E alırım. Ozmo cornet miymiş neymiş. Nereden öğreniyorlar isimlerini çok merak ediyorum. Sözde evde TV yok. Aradım bulamadım. Meğer orada satılmıyormuş. Başka bir şey alın dedim. İstemediler. Tam üç market gezdim. Ne menem bir şeyse yok yok! Başka bir zaman alayım dedim. Moralleri bozuk, elleri… Okumaya devam et Hacı Secce – 4. Bölüm – Çok gizli mesajlaşma

Pes!

Ramazandan hemen önce pikniğe gittik. Kene korkumdan giderken bebelere uzun pantolon ve çorap giydirmiştim. Eve dönünce banyoya soktum. Kene kontrolü yaptım. Bir şey yoktu. Ertesi sabah kalktım. Bir kontrol daha yapayım gündüz gözüyle dedim. Ayyy oğlanın kaburgasının altında. Minnacık. Bit gibi. Ayakları dışarıda. Kafayı sokmuş içeri. Cuk cuk cuk oğlumun kanını emiyor. Iyyy! Nasıl fena… Okumaya devam et Pes!

Hacı Secce – 3. Bölüm – Hadi bismillah…

Çocukluğumun Ramazanlarını çok hatırlamıyorum. Yalnızca birkaç şey var aklımda kalan. Mesela ilkokul dörde giderken ilk orucumu tutmuştum. Okula gitmeden çaktırmadan banyo çeşmesinden su içmiştim. 🙂 Eve döndüğümde de önüme bir bardak su koyup “Allah’ım ne olur, unutayım da şu suyu içeyim” diye dua etmiştim. Ama unutmadım. :/

Hileci Hurdacı

Bir çok insanın aksine çocuklarla oyun oynamayı seviyorum. Gerçi kastettiğim öncelikli olarak evcilik değil. Aman evlenmişim, evimi yuvamı kurmuşum, işi tekrar dramaya dökmeye ne gerek var? Hem zaten bebeler de bana sürekli köpek rolü veriyor. Rolümün hakkını verememenin ıstırabını yaşıyorum. Ama ne yalan söyleyeyim yine de oynuyorum. Açıkçası evciliklerde -olur da kapabilirsem- en sevdiğim rol ben-anneymişim-şimdi-uyuyormuşum-siz-ikiniz-oyun-oynuyormuşssunuz… Okumaya devam et Hileci Hurdacı

Öyle böyle şöyle

“Hiç uyumuyor, sabaha kadar ayaktayız. Aklımı oynatacağım.” “Ağzına ne verirsem yüzüme pıskırtıyor. İnan bir lokma yer mi diye bütün gün ne pişireceğimi şaşırıyorum.” “Hiç anlaşamıyorlar. Sürekli saç baş birbirlerine giriyorlar. Dün oğlan kızın yüzünü boydan boya bir çizmiş tırnağıyla. Ay inşallah izi kalmaz.” “İçim şişti zırıltısından. Gece gündüz zır zır zır. Bir de ne istediği… Okumaya devam et Öyle böyle şöyle

Yayım tarihi
Özel günler olarak sınıflandırılmış

Kocaeli Kitap Fuarının ardından

(Aylar sonra ilk kez tıpkı eski günlerdeki gibi oğlanı ayağıma, kızı da yanıma alıp bebeleri öğlen uykusuna yatırdım. Yine tıpkı eski günlerdeki gibi onlar uyanmadan yetiştireyim diye parmaklarım birbirine dolanarak bloga yazı girmeye çalışıyorum. Vay be özlemişim bu heyecanı. 😉 ) Dün bir ilki gerçekleştirerek bebelerden önce uyandım. Sonra da çocukları yataktan söküp Kocaeli kitap… Okumaya devam et Kocaeli Kitap Fuarının ardından

Mühim Duyuru – (Okumazsanız üzülürsünüz!)

Küçükken bol seyahatli bir işimin olmasını çok isterdim. Sık sık gezeceğim, yeni insanlar, yeni yerler göreceğim, müthiş anılar biriktireceğim… İşte bu hevesle tercümanlık okudum.  Ama kader işte, okul bitip de işe girince, bırakın dünyayı gezmeyi kapının önüne çıkamaz oldum. Artık iki metre karede can sıkıcı çeviriler yapan bir tercümandım. Sabahın köründe başlayıp akşama kadar, hatta… Okumaya devam et Mühim Duyuru – (Okumazsanız üzülürsünüz!)