Geçenlerde bizimkilerin öğretmeni bir hikâye yazma ödevi vermiş. Konu serbest. Uzunluk serbest. Nasıl hevesle geldiler eve anlatamam. Zaten bayılıyorlar kitap yazmaya. Buldukları her kağıdı ikiye katlayıp kitap haline getiriyorlar. Hemen harıl harıl başladılar yazmaya.

Önce kız geldi bitirdim diye. Göğsüm kabardı okuyunca. Allah’ım nasıl güzel çocuk yetiştirmişim yaa dedim ister istemez. Mevlana Bebek hikâyeleri yazmış.  “Mesneviden ders aldım, oldum Mevlana gibi…” diyerek başlıyor. ?

Mübarek bir bebek bu Mevlana Bebek. İlk bölümde köpekleri ve fareleri düştüğü tuzaktan kurtarıyor.?

İkinci bölümde kocaman bir devle savaşıp Allah’ın izniyle kazanıyor.?

Üçüncü bölümde dondurmacıdan dondurma alıp mahallenin bebelerini dondurmaya doyuruyor.?

Böyle naif, böyle yardımsever, böyle halk kahramanı Mevlana bebek.

Üstelik o kadar iyilik yaptığı yetmezmiş gibi her hikâyesi de ayrı bir kıssadan hisse ile bitiyor. Mesela Dev hikayesini: Hep iyiler kazanır, kötüler yenilir dersiyle bitirmiş. Dondurma hikâyesini de “Dondurma çok güzeldir” sloganıyla. ?

Sonra oğlan koşarak getirdi kitabını. Kitabın kapağını görünce sırtımdan ter boşalmadı desem yalan atmış olurum.

BU NE LAYYYYNN???

POPO KARDEŞLER!???

DON POPO YAYINLARI İFTİHARLA SUNAR!??

Evet, tahmin ettiğiniz gibi olay helada geçiyor.?

Popo kardeş bir zaman makinesi buluyor.

Ay işte yapacak ya bir popoluk, zaman makinesinin içine giriyor ve kayboluyor!

Gözünü açtığında kendini askerde buluyor. 🙂 Aynı üniformayı giyince popolar karışmasın diye kahramanı da işaretlemiş yavrum.

Sonra olacağı bu ya binbaşı bizimkini yanına çağırıyor. Savaş meydanına gönderiyor. E koskoca binbaşı demiş. O popo oraya gidecek!

Gidiyor da! Kahraman popo bütün gücüyle savaşıp en sonunda “ete” diyerek savaşı kazanıyor. “Ete” ne manaya geliyor bilmiyorum. Sihirli sözcük galiba. 😉 O sevinçle hemen Ete bayrağını göndere çekiyor.

THE END.

Kitabın arka kapığını da çalışmış yavrum. “Para peşin, kırmızı meşin” sloganıyla hemen barkotu kondurmuş. Bir de serinin öteki kitaplarının da reklamını yapmış. Evet, anası gibi set çalışmayı tercih etmiş.

İkinci kitabı korku türünde.?

Popo kardeşin üç hayaletli ahşap bir eve gitmesi ve verdivenlerden çıkıp bir odaya girmesiyle başlıyor.

Korkudan devamını okuyamadım.

3. Kitap üzerinde çalışıyor şu an. Mama türündeymiş bu da. Olay mutfakta geçecek zağar.

İşin esprisi bir yana, vizyonumu genişletti bu çalışmalar. Malum çocuk kitabı yazarıyım. Çocukların dünyasına ulaşmam lazım. Hazır yarın da yayıncımla yeni projeleri görüşmeye gideceğim. Aklımda süper fikirler var.  Evet, baş rolde lazımlık olacak. ?

Şimdi şunu yazarken aklıma geldi de, acaba yayıncıyı bu işe hiç bulaştırmasam, direk Don Popo yayıncılığı kursam, tamamen kendime mi çalışsam. Hazır elimin altında bu kadar yazar, çizer, kapak tasarımcısı varken… Hmm.???

Paylaş: