(Daha önceki anormal “normalleşme” hikâyeleri için bkz: 1. turşu2 çiş partisi., 3. gezenti4. cüzzamlı kurabiye, 5. AVM6. metrobüs7.tatil, 8.doğa)

Geçenlerde bir mesaj aldım facebooktan. Bir anne pasak yarışmalarımda fark attıracak ev resimleri atmış. “Kız Secce Kuzu, ne zaman düzelecek bu ev?” diye yazmış. İkizleri daha küçük. “Merak etme” dedim “çok yakında her şey düzelecek.” 😉 Yalan mı? Değil vallaha!

Pazartesileri özel bir sinirim oluyor. Evet, temizlik siniri. Pazartesi sabahı kalkıp evi döküm döküm görünce cinlerim tepeme çıkıyor. Oğlanın pazar gecesi yatağa giderken “Yarın Cuma mı anneciğim” deyip hayır cevabını alınca “Hüüü bir türlü hafta sonu gelmiyor” dediğindeki hüznü hissediyorum her pazartesi. Hüü daha hafta sonuna çok var.

Önceki pazartesi evin halini görmeyeyim diye tek gözümü hiç açmadan çocukları okula kaldırmaya çalıştım. Misafir vardı, geç yatmışlardı, kalkıp okula gitmek istemediler. E gitmeyin dedim. Bana da uyar. Zaten gözümü açamıyorum. Perdelerini sıkı sıkı kapattım, kapılarını çektim, koştum geri yatağıma. Ayy uyuyabilir miyim acaba? Daha on dakika oldu olmadı oğlan atladı yanıma. “Anneciğim, tüh okulu kaçırdık.” Saate baktım. Yoo daha derse girmemişler. “Haydi hazırlan da git madem uyandın.” Koşarak yatağına kaçtı. “Yataktan kalkarsan okula gönderirim ha!” Bırakın da azcık uyuyayım yav.

Çok hevesliydim ama okul saati geçer geçmez başıma dikildi bebeler. Mecburen kalktım artık. Sonra aklıma geldi, madem bugün okul yok, temizliği birlikte yaparız diyerek hunharca güldüm. Bebeler şaka sandı ama bendeki pazartesi suratını görünce, tırsıp işe başladılar. Bir giriştik eve. Saatlerce topla, topla, topla. Bir ara beynim burnumdan akacak sandım eğilip kalkmaktan. Yine sadece birinci aşamayı gerçekleştirebildim. Evi topla, süpür. Sil kısmı bile yok.

Halılar yıkamadan gelmişti. Mutfağa büyük bir halı serdim. Masasını da katlayıp küçülttüm. Epey değişti mutfak. Öğleden sonra çocukların arkadaşı geldi ödevlerini getirmeye. Oynamak için de içeri girdi. Biraz oynadılar, mutfağa çağırdım, yemek verdim. Benim de canım çıktı, kendimi kanepeye zor attım. Biraz dinleneyim.

Kız dedi ki arkadaşına, “Mutfakta bir değişiklik var mı?” “Evet,” dedi arkadaşı. “Tezgâh biraz toplanmış.” Yattığım yerde kalpten gidecektim. Sabahın kaçından beri ev toplayıp temizliyorum, yapabildiğim değişikliğe bak! Tezgah biraz toplanmışmış!

Ertesi sabah bebeler benden önce kalkıp hazırlanmışlar. “Annecim biz okula gidiyoruz.” Eheheh. E kalsaydınız dedim. Yok, okul güzelmiş, gitsinlermiş. E peki. 😉

Bebeleri gönderince mutfağa girdim. Bacak kadar bebeden yediğim taş üzerine tezgâhı toplamaya başladım. Ayy neler çıktı neler. Kime ait olduğunu bilmediğim iki küçük, bir orta, bir de büyük boy olmak üzere beş kase, bir borcam, bir küçük boy tencere, bir orta boy plastik kapak, bir kepçe, iki çay kaşığı, bir çatal ve bir de komşunun çaydanlığı çıktı. Ayrıca kettle ve peçetelik de kayıp. Yok hayır, kayıp bulgur pilavlı tencerem yine çıkmadı. 🙂

Ertesi gün arkadaş geldi oturuyoruz mutfakta. Anlatıyorum ona dün şunu yaptım, bunu yaptım, bir sürü malzeme çıktı, kimin bilmiyorum. Arkadaşım dedi ki “Ya evet, facebooka da yazmışsın, okudum ama inanamadım. Şaka mıydı gerçek mi?” “Ya valla” dedim “atmadım.” O sırada çekmecemi açtım, bir yemek kaşığı gördüm, çıkardım, gösterdim kıza. “Bak bunu yazmamışım bile. Bu kaşık kimin bilmiyorum mesela” “Aaa benim kaşığım” dedi. “Nasıl gelmiş buraya?” Asdjfhjkjhadsjah. Ay ben ne bileyim nasıl gelmiş buraya, hem evimi dağıtıyorlar, hem lafımı ediyorlar pasaklı diye. 🙂

Neyse arkadaşı gönderdim, ev toplamaya devam ediyorum. Gidince aramış ki pançosu varmış sırtında bende mi kalmış? “Yoo” dedim. “Bıraksan görürdüm, evim toplu zaten, olsa çıkardı ortaya. Koca pançoyu görmez miyim?”

Neyse aradan zaman geçti. Bir gördüğümde sordum kıza buldun mı pançoyu diye. Bulamamış. Kocasından şüpheleniyormuş. En son sırtına aldığında “Çok paçoz görünüyorsun, kullanma şunu” demiş, “O da ben seviyorum” demiş, “herhalde ben görmeden attı”dedi. E olabilir dedim, karı koca arasına girmeyeyim şimdi ehehe.

Neyse aradan biraz daha zaman geçti. Geçen hafta evi epey derli toplu tuttum. Evde sıkı yönetim ilanı yine. Bu pazartesi yine kaset başa sardı. Napıyoruz hafta sonu bu evde anlamıyorum ki. Yine toplamaya başladım bir ucundan. Topla topla topla… Salonda bir şey gördüm. Bu neymiş dedim. AAAAA. Kızın pançosu be! Bir haftadır salonun ortasındaymış. Derli toplu salonumda! :))

Yani diyeceğim o ki sevgili küçük çocuk anaları, evinizin dağınıklığından yakınmayın. Bebeler büyüyünce, okula başlayınca her şey normale dönüyor. Eviniz en azından kaybolan pançoyu bir haftada bulabilecek kadar derlenip toparlanıyor. 😉

 

 

Paylaş: