Yine bir tatil göz açıp kapayıncaya kadar bitiyor. Geçen yıl oğlan okulların açılacağını duyunca ağlamıştı “Hüüü 90 gün tatil dediler, bu ne kadar az 90 gün” diye. ?  Ben de tatili seviyorum. Her ne kadar çocuklar okula gitmeyince okulu eve getirmeye kalkıp arkadaşlarını eve toplasa da, dün altı çocuk birden bir gün önce temizlediğim salonda tepişse de, son sekiz saattir bizde olan çocuğu evine göndermek için anasına “Sayıyorum, sayıyorum bizim evde bir çocuk fazla çıkıyor, sizin evde eksik var mı?” diye mesaj atmam gerekse de seviyorum tatili. ?  Zaten göz açıp kapayınca kadar da geçiyor meret, tadını çıkarmak lazım. ?

Bu sene benimkiler üçe başlayacak nasip olursa. Çok garip bir duygu. Ne ara bu kadar büyüdüler? Hüzünleniyorum düşününce. Allah güzel günlere büyütsün inşallah sağlıkla. Dört yaşından sonrası ışık hızıyla geçiyor. Daha dün okula başlamışlardı. ?

Okullar yaklaştıkça sağdan soldan mesajlar alıyorum, ayrı sınıfa mı verdim, aynı sınıfa mı verdim diye. Hele bir üçüz anaları grubuna üyeyim ki ahahahhahah Allah yardım etsin ya, herkes kafayı sıyırmış durumda. İkisi bile bu kadar zorken üçlü paketi düşünemiyorum bile.?

İki sene önce yazmıştım bizim okul macerasını. Geçtiğimiz sene olayı yine güncelledim, bir de bunu anlatayım dedim.

Malumunuz çocukları aynı sınıfa vermek istemiştim ama kader onları ayırmıştı. Bu sene evime yakın okul tamamlanınca ve oğlanın öğretmeninden de köşe bucak kaçıyor olunca yeni okula almıştım çocukları. Tek şart koşmuşlardı çocuklar bu değişiklik için: Aynı sınıfta olacaklar!

Biliyorsunuz aynı sınıfı tavsiye etmiyorlar. Çoğul çocukların kendilerini ayrı birey olarak görmeleri için kendilerine ait alanlarının olması iyi olurmuş. Benimkiler de çok yapışık Allah için, her işleri bir. Bir ara oğlan “Biz kardeşimle ne zaman sünnet olacağız” deyip duruyordu. ? Ayırmak en mantıklısıydı ama uğraşamadım doğrusu. Ayrı sınıfta çok zorlanmıştım. Bir de bunun tadına bakalım dedim.

Ne yalan söyleyeyim aynı sınıf benim için çok rahat oldu. Ödev bir, etkinlik bir, öğretmen bir… Dünya varmış dedim. Çocuklar da sevdiler birlikte olmayı ama zorlandıkları yerler de olmadı değil hani.

Mesela okulun ilk günü kız “Kardeşim beni utandırdı” diye sınıfta ağlamış. Ne yaptı da utandırdı dedim. Oğlan öğretmenine demiş ki “Biliyor musun öğretmenim benim 90 liram var. Aslında daha çok param vardı. Ama babamın doğum gününe hediye aldık. Annem babamın kredi kartından çektirdi ama parasını bizden aldı.” ?

Duyunca ben de utancımdan ağlayacaktım ama yapacak bir şey yok. Kıza herkesin kendi hareketlerinden ve sözlerinden sorumlu olduğunu anlattım.

Oğlanın sınıf içi çene performansı bütün yıl kızı paramparça etti. Beni de tabi. Ay en iyisi duymamakmış ya. Hele diyordum geçen sene oğlanın öğretmeni beni görünce neden pis pis gülüyor. Kim bilir neler anlattı velet okulda. ? Bu sene kız sayesinde hepsini öğrendim. Yerin dibinden bildiriyorum şu anda. ?

Çalçene oğlanın tersine, küçük hanım tam bir hanımefendi maşallah. Bir gün sınıfta öğretmeni demiş ki “Sen uykulu duruyorsun, gece erken yat.” “Anneciğim,” dedi “aslında öğretmenimize erken yattığımı fakat sürekli kardeşimin ışığı açması ve bir türlü yatmaması yüzünden uyuyamadığımı söyleyecektim. Sonra dedim ki bizim evimizdeki olay öğretmenimizi ilgilendirmez ki, bunu neden söyleyeyim?”

Aynı cümle oğlana denk gelseydi ooooo ne bacısının ışığı açması kalırdı ne babasının pijamasının rengi. Ne var ne yok, alakalı alakasız dökerdi ortaya. ?

Aynı sınıfın bizim için en büyük yan etkisi sürekli birlikte vakit geçirdikleri için ilişkilerinin bozulması oldu. Geçen sene birbirlerini çok özlüyorlardı. Teneffüslerde birbirlerine koşuyorlardı. Hatta aşıklar diye adları çıkmıştı. ? Bu yıl sabah akşam, gece gündüz birlikte olunca gına geldi. Evdeki bir olay yüzünden okulda kavga etmeye, okuldaki olay yüzünden evde kavga etmeye başladılar. Didişip duruyorlardı. Özellikle oğlan kıza hiç rahat vermiyordu.

Bir gün geldi yanıma vay vay vay bıkmışmış bacısından. Çok erken uyuyormuş, öteki oyun oynamak istiyormuş, ışığı kapattırmak istiyormuş, orası onun da odasıymış, artık kardeşiyle birlikte olmak istemiyormuş, kardeşi gitsinmiş o odadan…

E peki dedim. Tadilat bitince hazır ev ayaktayken odalarını ayırdım. Ne zamandır ben de istiyordum ayırmayı zaten. Oğlan çok döküyor, her şey kızın başına kalıyor. Odayı topla desem vır vır ediyordu, vay kardeşi atmış da o dökmüş de… Kızın da sesi çıkmıyor, pıtır pıtır oda topluyor. Ayrılsın odalar da herkes kendi çöplüğünü temizlesin dedim.

Sonuç: Geçen gün oğlana odaNı topla diyorum vay efendim kardeşi odasının ortasına matematik kitabı atmış da o yüzden dağınık görünüyormuş odası. Aslında topluymuş. Asdfhdgfhç.

Oğlan kızı odasına sokmamaya, hatta kapısından geçirmemeye başladı.  Kar(deşi) yasaklıymış, eşyalarına dokunamazmış, hiç bir şeyini alamazmış… Tabi kendi topuğuna sıkıyormuş da haberimiz yokmuş. ?

Birkaç gün böyle geçti. Kardeşinin suratına kapıyı falan çarptı.

Sonra…

Sonra oğlan bir kibarlaştı, bir kibarlaştı. “Kaaarrr sana misafir gelebilir miyiiiiim?” “Kaaaaaar, birlikte oynayalım mııııı?” “Kaaaaaar, benim odaya gelseneeeeee, yeni bir oyun buldum.” “Kaaaarr, biraz da bana misafir olsanaaaa.”

Sevindim, odaları ayırmak işe yaradı, birbirlerini özlediler diye. Meğer işin aslı başkaymış. ?

Bir sabah oğlan odasında yoktu. Evi dolandım. Yok. Baktım ki bacısının odasında yer yatağında uyuyor. Eski bir yatak var evde. Büyüyen karyolaları atınca oynasınlar diye yatağını atmamıştım. Üstünde zıplamaktan canını çıkarmışlardı. Oğlan sefil halde yatıyor üzerinde. Meğer yalnız yatmaktan korkuyormuş. Bacısıyla odaları tekrar birleştirmeye çalışmış ama kız kabul etmemiş. O kadar lafın üzerine kabul edilir mi? Oğlan gece korkudan uyuyamayınca kız da o yatağı kiraya vermeye başlamış. Gecesi beş TL. Ahahha. Sen misin bacını odanda istemeyen? Çaaak, anasının kızı. ??

Böylece hiç tükenmeyen sınıf sorunsalının eve yansımaları oğlanın tükürdüğünü yalaması, kızın da ticarete atılmasıyla büyük oranda çözülmüş oldu şükür. Bakalım yeni sene bize neler getirecek. Heyecanla bekliyorum. ❤

Paylaş: