(Daha önceki madam secce yazıları için: 1. bölüm, 2. bölüm, 3. bölüm)

Çocuk eğitimiyle ilgili hangi kitabı açarsanız açın, küçük yaşlardan itibaren çocuklara ufak tefek sorumluluklar vermek gerektiğinden söz eder. Ay şimdi kalkıp kaynağını bulamayacağım, bebeler uyanmadan bu yazıyı bitirmem gerekiyor ama bir kitapta okul öncesi çocukların kendi kendilerine yapabilecekleri ev işleri için şunları sayıyordu: sofra dizmek, bulaşıkları kaldırmak, çamaşırı renklerine göre ayırıp makineye atmak, kirlettiği yerleri kendi temizlemek… Daha neler neler saymışlardı da şimdi benim aklımda kalmadı.

Bunları okuyunca “Heyt be,” dedim, “el âlemin bebesi bunları yapabiliyorsa benimkiler cam bile siler!” Eee boşuna mı Madam Secce kimliğiyle dolaşıyoruz ortada? Tee fındık kadarken bunlara “Kendim yapabilmem için bana yardım et!” sloganıyla yaklaşmadım mı? Her şeyi kendileri yapabilmeleri için destek olmadım mı? Yaptığınız banaysa öğrendiğiniz kendinize demedim mi? Bebeleri her işe sokacağıma, kendim gezme gezeceğime ant içmedim mi? Günün birinde kızın yerleri, oğlanın duvarları temizlediği, benim cam önünde çayımı yudumlayıp bloga yazı girdiğim günleri hayal etmedim mi? Sırf bu yüzden ıgına dıgına iş yapmalarına, kendimiz yapacağız diye her şeyin içine etmelerine çemkirmeyip sabır göstermedim mi? E elbette alacağım karşılığını. Benim yerimde başkası olsa “Yardımınız batsııııın ulaaan,” diye ulurdu ama ben tık etmedim.

Tabi emeklerimin karşılığını daha şimdiden görmeye başladım. Bebelerim kendi işlerini bırak, bir de benim işimi yapmaya başladılar.  Elime ne alsam, ikisi iki taraftan koşuyor, “Annecim, sen çok yoruluyorsun, sana yardım edelim, biz yapalım,” diye atlıyorlar. Ay nasıl mest oluyorum anlatamam ya. Ne güzel yetiştiriyorum ben bu çocukları. Göğsüm kabarıyor, gurur duyuyorum bılişlerimle.

Ama Allah biliyor ya bir iş yapmaya başladılar mı kabaran göğsüm sönüyor, suratım aşağı düşüyor. Lan bir insan bu kadar mı baştan savma iş yapar? Bu kadar mı çırpıştırır? Bu kadar mı savsaklar? Heveslerini kırmayayım, morallerini bozmayayım diyorum da susuyorum ama yemin ederim bana yardım ettikleri her beş dakikanın karşılığında en az kırk beş dakika enkaz kaldırmaya uğraşıyorum. Durun birkaç örnekle konuyu pekiştireyim:

Mesela örnek resimde bebeler yataklarını topladılar. Elli kere nasıl yapılacağını gösterdim, yine de kendi bildiklerini okumaya, oyuncak toplama mantığıyla yatak toplamaya devam ediyorlar.

🙁

Sonra bu resimde de bebeler çamaşır asmama yardım etti. Bu yardımın adına “mandal takması,” diyorlar. Nasıl bir gururla bağırıyorlar, “Anneaaaaaaa koooş, biz sana yardım ettik, mandal takması yaptık!” Tabi metrekareye düşen yüz mandalı kaldırması da bana kalıyor. Adı ne: yardım ettik!

🙁

He bir de dolaplarını toplayıp bana yardım etmeleri var tabi. Evlerden uzak.

🙁

Öyle böyle derken bebeler herşeye burunlarını sokmaya başladılar. Elime ne atsam atlıyorlar. Valla ne yalan söyleyeyim bu Madam Seccelik bana ağır gelmeye başladı. Arkadamı dönmeye, bir işe başlamaya korkar oldum yemin ederim. Her an bana yardım edecek bir şey buluyorlar.

En son yardımları da geçen gece yarısı geldi. Öğle uykusundan çok geç kalkmışlardı. Gece bir türlü geri yatıramadım. Sahur için börek yapıyordum. Yardım edeceğiz diye tutturdular. Sesimi çıkarmadım. Masanın üzerine çömeldiler, ben de börekleri sarıyorum. Bunlar da bir tarafta yufkayla oynuyor, kendi çaplarında yardım ediyorlar. O sırada kız elini poposuna koydu, anneaaaa diye bağırdı. Tabi işeme pozisyonu aldığından beyin bundan habersiz çişi salmış. Yemek masamın üzerine işedi! Delirdim!

Kızı temizledim, bebeleri oturma odasına attım, mutfağa geri döndüm. Masayı temizledim, börekleri bitirdim, pişirdim, savaş alanına dönen mutfağı topladım, bu sırada bunların içeriden sesi geliyor, nasıl şen nasıl şakrak. Hahahahaha diye bağırışıyorlar. Kapıdan kafamı uzattım: “Çocuklaaaaaaaaaar ne yapıyorsunuz siz?” Cevap tüyler ürpertici: “Sana yardım ediyoruz, annea!”

Beynimde şimşek çaktı, kafamdan on bin senaryo geçti. Kim bilir ne yapıyorlar, nerenin içine ediyorlardı. Mutfaktaki işimi aceleyle bitirdim, derin bir nefes aldım, koşa koşa yanlarına geldim. Aha bu da yardımları:

🙁

Katladığım 3 sepet çamaşır yere atılmış. Üzerine makinedeki kirliler boşaltılmış. Onun üzerine kurutmadakiler boşaltılmış. Onun da üzerine çamaşır sepeti boşalıyormuş ki geldim! Saat gecenin biri, yorgunluktan belim kırılıyor, ayaklarımın üzerine basamıyorum, yaklaşık yedi sepet temiz-kirli çamaşır birbirine girmiş, arada kızın az önce işediği, çişli çişli makineye atılanlar da var. Gözlerim döndü, tansiyonum fırladı, bıçak artık kemiğe dayandı, bebelerin psikolojisine tükürmenin vakti geldi! Madam Secceliği bir tarafa bıraktım, “Yardımınız batsıın ulaaaaaaaaaaaaaaaaan” diye öyle bir bağırdım, öyle bir üstlerine yürüdüm, öyle bir tırsttım ki bebeleri ki bak kaç gün oldu, çamaşır sepetine bir metreden fazla yaklaşamaz oldular.

Git anam giiiiiiiit, bir daha yardım mardım ettirir miyim kendime? Madamlık benim neyime ulen neyime?

Paylaş: