Madam Secce – 3. Bölüm – Faaliyet başlıyor

Bu “Faaliyet başlıyor” lafını aylar önce Çocuk ve Oyun kitabının 2-3 yaş bölümünün başlığı olarak okumuştum. O gün içimin nasıl kıpırdadığını, nasıl heyecanlandığımı anlatamam. Bir an önce çocuklarım iki yaşına gelsin, bizim evde de faaliyet başlasın, sabah akşam tıkır tıkır, pıtır pıtır uğraşalım, oyunlar oynayalım, faaliyetler yapalım, kah kah gülelim, ortaya sanat eserleri çıkaralım, ben “bakın bunu bebelerim yaptı,” diye gurur duyayım, sağa sola asayım, gelene geçene göstereyim… falan diye çok heveslenmiştim. Ah akılsız kafam, yine ne sandım ben bu işi acaba?

aha işte bu başlık

Ne yalan söyleyeyim, ben beceriksizin tekiyim. Hele konu el işi olunca, elimden bir iş çıkmaz. Çıksa da bir şeye benzemez, ağzı yüzü yamuk, burnu delik olur. Çocukken de öyleydim. Resim-iş dersi kadar nefret ettiğim ve başarısız olduğum bir ders yoktu. Yıllarca kan kustum da kırmızı sulu boya içtim dedim o derslerde.  Tabi hal böyle olunca becerikli kadınlara hayranımdır. Ama becerikli annelere daha çok hayranım. Hele çocuklarıyla otururlar, faaliyetler yaparlar ya, hah işte en çok da o kadın türüne hayranım.

Yine aylar ve aylar önce Montessori eğitimini araştırırken şöyle bir site görmüştüm: http://montessoriegitimi.blogspot.com/. Anneler, çocuklarıyla yaptıkları faaliyetleri anlatıyorlardı. Ben de taa ne zamandan onlara özendim. Bebelerim büyüsün ben de yaparım ayol bunda ne var ki dedim. Resim-iş dersim hep zayıftı kabul ama otuz yaşını geçtim ben de, boru mu?

Nihayet bebelerim büyüdüler. Ben de onlarla birlikte faaliyet yapmak için kolları sıvadım. Uzun süre de kollarım sıvalı halde ne yapacağımı düşündüm. Nasıl bir faaliyet yapmalıydım acaba? İşe evdeki oyuncaklardan başladım. Legolar! Harika bir lego kent kurayım dedim. Las Vegas’ı aratmasın. Uzun süredir sakladığım yüz parçalık legoları çıkardım. Hmm dedim. Ne yapsam acaba? Ev desen, çatıyı çıkamam. Yol desen kavşak yapamam. Ne yapsam ne yapsam diye kafayı epey yorduktan sonra anca bir köprüyle cami yapabildim. Köprü o kadar uyduruk olmuş ki, altından iki araba geçmeye yıkıldı. Cami desen cemaati yok, bir işe yaramadı. Moralim epey bozuldu.

FSM ve çamlıca cami aynı karede

 

Legoları bıraktım. Ne yapsam diye düşünmeye devam ettim. Böyle durumlar için evde tuvalet kağıdı kartonu, pamuk falan bulundurmak lazım. Hela gereçlerinden harika faaliyetler gördüm ben. Ama bizde yoktu işte. Kader. Sonunda bir karton buldum. Süper! Bu kartonla bir şeyler yapayım dedim. Ama ne? Ah dedim, işte Derya Baykal’a burun kıvırır izlemezsen böyle mal mal bakarsın kartona. Kadın olsa şimdi bir kartondan neler döktürürdü ortaya. Duvara tablo yapar, yere halı serer, akşama da tatlı olarak yuttururdu millete valla.

Ne yapsam, ne yapsam diye gezerken aklıma bebeler büyüdüğünde keserler diye sakladığım dergiler geldi. Hemen birini kaptım. Bebeleri faaliyet yapıyoruz diye yanıma topladım. Aman ne sevindiler. İşte faaliyetimiz:

+ İyi de bu ne bacım? – Kolajjjj

Elimde bir dergi, bir makas, bir yapıştırıcı bir de şahane karton vardı. Düşündüm taşındım, en mantıklı iş olarak dergiden resim kesip kartona yapıştırmayı buldum. E kartonu kesip dergiye yapıştırmanın bir anlamı yok tabi. Sonuç: Bebeler sevinçten dellendi! Ben de düşündüğüm kadar yeteneksiz olmadığımı anlayıp sevindim.

son hali

Bu şahane çalışmaya kolaj denirmiş arkadaşlar. Ben de yeni öğrendim. Artık şahane bir kolaj faaliyeti yaptım diye hava atabilirim. Gerçi benim bebelere yaranılmaz. O kadar uğraştım, ettim bir de kıymet bilinse keşke. Nah iki dakika içinde şu hale getirdiler sanat eserimi:

Bugün yine bir faaliyet peşindeyken aklıma bebeler yolmasın diye kaldırdığım şahane bir kitap geldi. Kendisi yine bacımın hediyesi olur. Timaş yayınlarından Bugün Ne Yapayım?

Bu kitabın şimdiye kadar sadece resimlerine bakmıştık. Şahane baskısı, şahane renkleriyle, hiçbir şey yapmanıza gerek kalmadan bile bebeleri uzun süre oyalayacak bir kitap. Tabi ben ellerine vermedim, yırtarlar diye. Gelecek güzel günlere (!) sakladım. Bugün de bundan bir faaliyet yapayım dedim. Kitabı ortaya çıkardım, uzun süre yapabileceğim ne var diye baktım. Genelde malzemem yoktu ya da açıkçası kendime güvenemedim yapabilir miyim diye. Basit gözüküyorlar tamam ama benim de yeteneklerim belli sonuçta. Derken bir sayfadaki tosbalar dikkatimi çekti. Gayet kolay birşeye benziyordu. Benim bebeler de bayılır tosbaya, yapayım da hem siteye koyar havasını atarım, hem de bebelerimle hoşça vakit geçirir, onları mutlu ederim diye düşündüm.

Önce malzemeyi denkleştirmeye uğraştım. Aradım, taradım bir türlü kalın kağıt bulamadım. Bacımın düğün davetiyesini kullanmak zorunda kaldım! (Üzgünüm Gökdili) Sonra prit buldum. Bir bardak altı, bir üstü, bir makas, zart zurt derken mutfağı yatak odasına taşıdım. Bu arada bebeler rahat durmaz tabi, kız makasa saldırdı. Elinden zor aldım. Oğlan priti kaptı. Kapağı nasıl olsa kapalı bir şey olmaz diye düşünürken ben, becerip açıp kafamı yapıştırmaya kalktı. Bu arada ben bir yandan kitabın sayfaları kırışmasın, çizimim yırtılmasın, yok çizgilerim düzgün olsun falan diye uğraşırken sırtımdan ter aktı. O sırada kız kaka yapmaz mı! İki taşın arasında bir de alt değiştirme derdi çıktı. Ben onunla uğraşırken oğlan üstün sanat eserimi, tosba kabuğumu alıp kaçtı. Ben tosbanın peşindeyken kız da kitabı aldı kaçtı. Ondan tosbayı aldım, bundan kitabı kurtardım, makasım nerde, priti kim yere sürdü… derken bu işe bir son vermemin gerektiğinin farkına vardım! Ulan faaliyet bizim neyimize?

anca bu çıktı ortaya:(

Share and Enjoy !

0Shares
0 0

30 yorum

  1. Kadere baaak demek istiyorum. Kırk yılda bir faaliyet yapasın tuttu o da bizim davetiyeye patladı. Devam etmek istersen evde milyon tane davetiye duruyor bu arada.

  2. secce aynen bahsettiğin gibi oluyor çoğu zaman bizde de..gel anne birlikte yapalım diyor..bende işin içine girince yok öyle yapma yok böyle kesme..ben senin dedğin gibi yapmıycam ben böyle yapçam diyor..sonra da bizde bir gök gürültüsü bir fırtına çıkıyor..ozaman tası tarağı topluyorum bi yağmur sonra hava güneş açıyor..ozaman tekrar geri veriyorum 🙂

  3. Ipe makarna dizip kolye yapin.
    Legoyu bosver, erken daha. Kule yapin yeter. Sen sarilardan yap, oglan yesillerden, kiz morlardan.
    Sonra duvar yapin. Cizgili. Bir sira komple ayni renk…
    Oyun hamuru ile oynayin. TEK RENK kullan.
    Herkes yilan yapsin. Sonra top yuvarlayin. Sonra tirtil yapin. Sonra kardanadam. Sonra kalipla kesin.

    1. oyun hamuruna başladım da.bir iki oynamaya kurudular ya. kuru kuru duruyorlar.ıslatsam olur mu diye soracaktım ben de

      1. Olur. Hafifce islat avucunu, yogur.
        Ama tazesi makbul bunun.
        Bi de iyisinden al bacim paraya kiyip.
        Oyun biter bitmez sımsıkı kapat, hayatta kurumaz.
        HER SEFER TEK RENK, TEK KUTU AÇILIR..
        OYUN BITINcE TOPLANIR.

  4. Ayy, zincir yapin. O dergileri kullanabilirsin. bir karis kadar boyda, uc parmak eninde kes, hazirla. Her seridin Iki ucunu bantla birlestir.
    On tane halka olunca onlari ikiser ikiser ucuncu bir seritle halka yapip birlestirin. Vb vb
    cok eglenceli ve “basardik” duygusu veren bir faaliyettir.

  5. hahaha.. faaliyet tehlikeli biseydir, hele de çok çocukla 🙂 kuzenimin ikizleri kaşla göz arasında “faaliyet yapıyoruz” diye evdeki bütün yorganları makasla kesmişti 🙂 aman diyim…

  6. Bizim en çok başvurduğumuz faaliyet, boylarından büyük resim defterine el ve ayaklarının resmini çizmek sanırım. Tabi bunda da duvar ve halıların renklendirilmesine izin vermek gerekiyor 🙂
    Bi de sticker faaliyetimiz var. Bir duvarı onlara ayırdım. HEr hafta 1-2 paket sticker alıp bütün paketi oraya yapıştırıyoruz. Sonra da çıkarmaya uğraşıyoruz böylece uzun süren bir faaliyet oluyor.
    Bi de kutu karıştırma faaliyetimiz var. Her hafta evdeki bir kutu (benim kırtasiye kutum, dvd kutum, kalem kutum, v.s.) itinayla çevreye saçılıp yine büyük bir özenle toplanıyor.
    Aklıma oyalayıcı başka bir şey gelirse yazarım :))

  7. Faaliyet için benim faydalandığım kitap, Benimle Oynar mısın Anne 365 Eğitici Çocuk Oyunu – Yazarı Pedagog Ali Çankırılı evdeki malzemelerle yapılabilen güzel faaliyetler var içinde tavsiye ederim 🙂

  8. ben printi son gördüğümde oturma odamdaki cam sehpayı ve güzelim ütümü pastel boya kıvanımda sıvamıştı 🙂 sonra evde görüşmedik kendisiyle. kreş yaşları geldi faaliyeleri orada yapsınlar artık

  9. kıız akşamdan beri gülüyorum valla hemde sesli:)aklıma kendim geldim benim kız 2 yaşında heveslendim parmak boyası aldım hadi oturduk yapcaz elleyemiyo yavrucak öyle titizki parmağının ucu değse hadi yıkayalım doğru lavaboya zor bela elinin izini çıkartabildim:)suyla oynatsam daha cok keyif alcakmış onu anladım kurumaz inşallah caanım parmak boyaları:::)

  10. yaa bende bıtek bızımkılerle faalıyet yapılmıyor sanıyordum okuyunca rahatladım.o kadar heves et ugras on hazırlık yap ya bekledıgın ılgıyı görmez ya da yırtıp dağıtılır oğlan anlıyo heveslenıyo da kız kucuk olduğundan ızın vermıyo laftan anlamıyo bızde bağrış cagırıs kalıyoz oyle

gülsüm için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.